Tesla'nın Tam Otonom Sürüş (FSD) teknolojisi, Avrupa'da uzun süren regülasyon süreçlerinin ardından kademeli olarak yayılmaya başladı. Hollanda'nın sistemi onaylamasıyla başlayan süreç, diğer Avrupa ülkelerine de genişleme sinyali verirken Tesla, FSD'yi "denetimli otonom sürüş" modeliyle farklı pazarlarda kullanıma açmaya hazırlanıyor.
Avrupa'da FSD için kritik eşik, Hollanda araç otoritesi RDW'nin verdiği onayla aşıldı. Bu karar, Tesla’nın Avrupa’da uzun süredir beklediği resmi sürecin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Onaylanan sürüm, tamamen sürücüsüz bir sistem değil; sürücünün sürekli dikkatli olması gereken “FSD Supervised” versiyonu olarak kullanılıyor.
Bu gelişmeyle birlikte Tesla, sistemi Avrupa yollarına aşamalı şekilde dağıtmaya başladı ve ilk kullanıcılar özellikle şehir içi sürüş senaryolarında teknolojiyi deneyimlemeye başladı.

Tesla'nın hedefi, Hollanda'dan başlayan bu onay sürecini Avrupa Birliği geneline yaymak. Şirket, düzenleyici kurumlarla yapılan görüşmelerin ilerlemesi halinde 2026 yılı içinde daha fazla ülkede aktif kullanımın mümkün olabileceğini belirtiyor.
Bu süreçte Türkiye'nin de Avrupa regülasyonlarına paralel şekilde ilerleyen ülkeler arasında yer alması, FSD'nin ilerleyen dönemde Türkiye’de de kullanıma açılabileceği beklentisini güçlendiriyor.
Avrupa versiyonunda FSD, ABD'ye kıyasla daha sıkı güvenlik kurallarıyla çalışıyor. Sistem; şerit takibi, trafik ışığı yönetimi ve karmaşık şehir içi manevralarda sürücüye destek sağlarken, direksiyon başında sürekli dikkat zorunluluğu bulunuyor.
Ayrıca Avrupa sürümünde hız limitleri ve güvenlik protokolleri daha katı tutuluyor. Bu nedenle sistem tam otonom değil, gelişmiş bir sürüş asistanı olarak konumlanıyor.
Uzmanlara göre Hollanda onayı, Avrupa genelinde domino etkisi yaratabilir. Bu da Türkiye’nin ilerleyen aşamada FSD güncellemesini alabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Ancak net bir tarih için henüz resmi bir açıklama bulunmuyor.
Tesla'nın Avrupa'daki bu hamlesi, otonom sürüş yarışını yeniden hızlandırırken, elektrikli araç pazarında da rekabeti önemli ölçüde artırmış durumda.