Çoğu kişi nedenini bilmiyor: IP adresi neden 4 bölümden oluşur?

İnternete bağlanan bilgisayar, telefon, modem ve diğer cihazların iletişim kurabilmesi için bir IP adresine ihtiyaç duyuluyor.

Günlük kullanımda en sık karşılaşılan IPv4 adresleri ise 192.168.1.1 veya 8.8.8.8 gibi dört bölümden oluşan bir yapıya sahip.

İlk bakışta rastgele seçilmiş gibi görünen bu rakamların aslında belirli bir teknik düzeni bulunuyor.

IP ADRESI NEDEN 4 BÖLÜMDEN OLUŞUYOR?

Burada söz konusu yapı IPv4 adresleri için geçerli. IPv4, her adresi toplam 32 bit olarak tanımlıyor. Bu 32 bit, 8 bitlik dört parçaya, yani oktete ayrılıyor.

Her 8 bitlik bölümün alabileceği değer 0 ile 255 arasında değişiyor. Bu nedenle standart IPv4 gösterimi şu şekilde karşımıza çıkıyor:

192.168.1.1

Buradaki dört sayı, aslında 32 bitlik tek bir adresin daha kolay okunabilmesi için dört parçaya ayrılmış hali.

IPv4 ADRESİ KAÇ HANELİ?

IP adresleri için “sabit olarak şu kadar hanelidir” demek tam olarak doğru değil. Çünkü her bölüm 1 ila 3 basamak arasında olabilir.

Örneğin:

8.8.8.8 → 4 rakam

192.168.1.1 → 10 rakam

255.255.255.255 → 12 rakam

Noktalar da hesaba katıldığında gösterim uzunluğu değişiyor. Bir IPv4 adresindeki her bölümün 0 ile 255 arasında olması gerekiyor.

Bu nedenle IPv4 adresi, teknik olarak 32 bitlik, günlük kullanımda ise noktalarla ayrılmış dört sayılık bir yapı olarak düşünülmeli.

IP ADRESİNDEKİ RAKAMLAR NASIL OLUŞTURULUYOR?

IPv4 adresinin temelinde ikili sayı sistemi bulunuyor. Her bölüm 8 bitten oluştuğu için 256 farklı değer alabiliyor.

Örneğin:

192.168.1.1

adresi ikili sistemde dört ayrı 8 bitlik parçaya karşılık geliyor. Bu yapı, bilgisayarların ağ üzerindeki cihazları ve ağ bölümlerini tanımlayabilmesini sağlıyor.

Ancak bu durum, kullanıcının karşısına çıkan her IP adresinin tamamen rastgele oluşturulduğu anlamına gelmiyor.

IP ADRESİNİ KİM BELİRLİYOR?

Bir cihazın IP adresi, bulunduğu ağın yapısına göre belirlenebiliyor. Özellikle ev ve ofis ağlarında cihazlara IP adresi vermek için DHCP gibi mekanizmalar kullanılıyor.

DHCP sunucusu, sahip olduğu adres havuzundan uygun bir IP adresini cihaza tahsis edebiliyor. Bu adres kalıcı olmak zorunda değil; belirli bir süre için kira (lease) olarak atanabiliyor ve daha sonra değiştirilebiliyor.

Örneğin evdeki modem, telefonunuza 192.168.1.20, bilgisayarınıza ise 192.168.1.21 gibi farklı yerel IP adresleri verebilir.

PEKİ NEDEN 256 SAYISI ÖNEMLİ?

Her IPv4 bölümü 8 bitten oluşuyor. 8 bit ile oluşturulabilecek farklı değer sayısı ise:

2⁸ = 256

oluyor.

Değerler 0'dan başladığı için her bölümdeki en yüksek sayı 255 oluyor. Böylece dört bölümün tamamı birlikte 2³², yani yaklaşık 4,3 milyar farklı IPv4 adresi oluşturabiliyor.

İnternete bağlanan cihazların sayısının artmasıyla IPv4 adres alanının yetersiz kalmasının temel nedenlerinden biri de bu sınırlı adres kapasitesi.

IPv6 NEDEN FARKLI GÖRÜNÜYOR?

IPv4'ün aksine IPv6, 128 bitlik adres yapısı kullanıyor. Bu nedenle IPv6 adresleri dört ondalık sayıdan değil, iki nokta üst üste işaretleriyle ayrılan daha uzun 16 bitlik gruplardan oluşuyor.

Örneğin bir IPv6 adresi şu şekilde görünebilir:

2001:db8:85a3::8a2e:370:7334

Dolayısıyla internette görülen her IP adresinin dört bölümden oluşması gerekmiyor. Dört bölümlü yapı IPv4'e özgü. IPv6 ise çok daha geniş bir adres alanı sağlıyor.

IP ADRESİNDEKİ HER BÖLÜM NE ANLAMA GELİYOR?

Burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: “İlk bölüm kesinlikle ülkeyi, ikinci bölüm şehri gösterir” gibi bir kural yok.

IP adresinin hangi bölümünün ağ, hangi bölümünün cihazı ifade ettiği kullanılan ağ yapısına ve alt ağ (subnet) düzenine göre değişebiliyor. Eski IPv4 sınıflandırmasında Class A, B ve C gibi yapılar kullanılmış olsa da günümüzde ağlar çoğunlukla CIDR ve subnet maskeleri üzerinden yapılandırılıyor.

Bu nedenle örneğin 192.168.1.25 adresindeki “192” rakamının doğrudan bir ülkeyi veya şehri temsil ettiğini düşünmek doğru değil.

DÖRT SAYI ASLINDA TEK BİR ADRES

Günlük hayatta dört ayrı sayı olarak gördüğümüz IPv4 adresi, teknik olarak 32 bitlik tek bir adres. Bu adresin dört bölüme ayrılmasının temel nedeni ise bilgisayarların kullandığı 32 bitlik yapının insanlar tarafından daha kolay okunabilmesini sağlamak.

Kısacası IPv4 adresleri 32 bitten oluşuyor, bu yapı dört adet 8 bitlik bölüme ayrılıyor ve her bölüm 0-255 arasında değer alabiliyor.

Adresin cihazlara tahsisi ise ağın yapısına göre manuel yapılabildiği gibi DHCP gibi otomatik mekanizmalarla da gerçekleştirilebiliyor.

Paylaş
Teknoloji Turu'nu Google'da kaynak olarak ekle