Microsoft'un Windows 10 için resmi desteğini sonlandırmasının ardından eski işletim sistemini kullanmaya devam eden cihazlar, siber saldırılara karşı daha savunmasız hale geliyor.
Siber güvenlik şirketi Lansweeper'ın yayımladığı yeni araştırmaya göre, Windows 10 yüklü cihazlarda ortalama 1.903 aktif güvenlik açığı (CVE) bulunurken, Windows 11'de bu sayı 652 seviyesinde kalıyor.
Veriler, Windows 10'un güvenlik açısından yeni nesil işletim sistemine kıyasla yaklaşık üç kat daha fazla risk taşıdığını ortaya koyuyor.
SİBER SALDIRGANLAR ESKİ SİSTEMLERİ HEDEF ALIYOR
Araştırmaya göre dünya genelindeki kurumsal cihazların yüzde 16,9'u halen Windows 10 kullanıyor. Sağlık, perakende ve KOBİ gibi kritik sektörlerde bu oran yüzde 20'nin üzerine çıkarken, uzmanlar özellikle güncelleme almayan sistemlerin saldırganlar için daha cazip hale geldiğine dikkat çekiyor.

Siber suçluların, Windows 11'e gelen güvenlik yamalarını analiz ederek Windows 10'daki benzer açıkları tespit etmelerini sağlayan "yama farkı analizi" (patch-diffing) yöntemi ise riski daha da artırıyor.
SADECE GÜVENLİK DEĞİL, MADDİ RİSK DE BÜYÜYOR
Araştırma, tespit edilen güvenlik açıklarının üçte ikisinden fazlasının yüksek veya kritik risk seviyesinde olduğunu gösteriyor. Üstelik güncelliğini yitirmiş yazılımlar yalnızca veri güvenliğini değil, kurumların finansal süreçlerini de etkileyebiliyor.
Bazı siber sigorta şirketlerinin, güncel olmayan sistemler nedeniyle yapılan tazminat başvurularının önemli bir bölümünü reddettiği belirtilirken, uzmanlar hem bireysel hem de kurumsal kullanıcıların mümkün olan en kısa sürede desteklenen işletim sistemlerine geçiş yapmasını öneriyor.