Meta’nın mesajlaşma platformu WhatsApp, en büyük kullanıcı kitlesine sahip olduğu Hindistan’da önemli bir düzenleyici baskıyla karşı karşıya kaldı.
Hindistan hükümetinin siber dolandırıcılıkla mücadele amacıyla yürürlüğe koyduğu yeni kurallar, WhatsApp başta olmak üzere Telegram ve Signal gibi uygulamaların çalışma mantığını köklü biçimde değiştirmeyi hedefliyor.
Geçtiğimiz ay yayımlanan ve platformlara 90 gün uyum süresi tanıyan düzenlemeler kapsamında, mesajlaşma uygulamalarının hesapları sürekli aktif bir SIM karta bağlı tutması zorunlu hale getiriliyor.
Bu adım, özellikle web ve masaüstü sürümlerini kullanan kullanıcılar için ciddi değişiklikler anlamına geliyor. Yeni kurallara göre masaüstü ve web oturumları en fazla altı saat açık kalabilecek, ardından otomatik olarak kapatılacak ve yeniden erişim için QR kodla eşleştirme yapılması gerekecek.

ELEŞTİRİLERE NEDEN OLDU
Yeni Delhi yönetimi, bu sert önlemlerin arkasında artan siber dolandırıcılık vakalarının bulunduğunu vurguluyor. Telekomünikasyon Bakanlığı verilerine göre Hindistan, yalnızca 2024 yılında yaklaşık 2,5 milyar dolarlık siber dolandırıcılık kaybı yaşadı.
Hükümet, sürekli SIM eşleştirmesi sayesinde sahte numaralarla yapılan dolandırıcılık faaliyetlerinin daha kolay tespit edileceğini ve yasa dışı iletişimin önüne geçileceğini savunuyor.
Ancak düzenlemeler, teknoloji şirketleri ve dijital hak savunucuları tarafından eleştiriliyor. Özellikle WhatsApp Business kullanan küçük ve orta ölçekli işletmelerin bu durumdan olumsuz etkilenmesi bekleniyor.
Hindistan’da binlerce işletme, müşteri siparişleri ve destek taleplerini bilgisayar üzerinden yönetiyor. Zorunlu SIM bağlantısı ve sık sık yapılan oturum kapatmaları, bu işletmelerin günlük operasyonlarında aksamalara yol açabilir.

DİĞER ÜLKELER İÇİN EMSAL TEŞKİL EDEBİLİR
Hindistan, 500 milyonu aşkın kullanıcıyla WhatsApp için stratejik bir pazar konumunda bulunuyor. Ülkede kullanıcı artışı yavaşlarken, WhatsApp Business kullanımının hızla yükselmesi platformun ticari önemini daha da artırıyor. Bu nedenle getirilen düzenlemeler, yalnızca bireysel kullanıcıları değil, dijital ekonomi ekosistemini de yakından ilgilendiriyor.
Sektör temsilcileri, teknik uygulanabilirlik ve kullanıcı deneyimi açısından ciddi soru işaretleri bulunduğunu belirtirken, Meta gibi şirketlerin bu kararlara yasal itiraz yolunun oldukça sınırlı olduğuna dikkat çekiliyor. Hindistan’ın attığı bu adımın, ilerleyen dönemde diğer ülkeler için de emsal teşkil edip etmeyeceği ise teknoloji dünyasında yakından takip ediliyor.