USS Abraham Lincoln uçak gemisi GPS veya radar olmadan nasıl yolunu bulabiliyor?

Günümüzde şehir içi seyahatlerde veya uzun yolculuklarda harita uygulamalarının sunduğu kolaylıklar herkesin hayatını kurtarıyor. Gideceğiniz yeri saniyeler içinde bularak adım adım yol tarifi almak artık sıradan bir eylem haline geldi.

Ancak açık denizlerin zorlu şartlarında ve askeri operasyonlarda işler her zaman akıllı telefonlardaki kadar kolay ilerlemiyor.

Özellikle devasa savaş gemileri, elektronik sistemlerin tamamen çökebileceği veya düşman tarafından engellenebileceği sularda görev yapıyor.

İşte tam bu noktada, modern teknolojinin zirvesini temsil eden gemiler bile yüzyıllar öncesinden kalma geleneksel yöntemlere başvuruyor.

Dünyanın en gelişmiş donanmalarından biri, elektronik harp ihtimaline karşı eski denizcilik becerilerini canlı tutmaya devam ediyor.

ABD DONANMASININ VAZGEÇİLMEZ GÖKSEL NAVİGASYON KURALI

Amerika Birleşik Devletleri Deniz Enstitüsü, her askeri geminin sadece göksel navigasyon tekniklerini kullanarak seyir yapabilmesi gerektiğini şiddetle savunuyor.

Çünkü olası bir acil durumda tüm elektronik ve radar sistemleri çökse bile mürettebatın gemiyi güvenle limana ulaştırması gerekiyor.

Modern GPS cihazları devre dışı kaldığında, eğitimli navigatörler yön bulmak için tamamen doğanın sunduğu işaretlere güveniyor.

Bu zorlu görevi başarmak için sadece güneş, ay, yıldızlar, ufuk çizgisi ve sekstant adı verilen geleneksel aletlere ihtiyaç duyuyorlar.

Göksel navigasyon yönteminin en büyük avantajı, elektronik sistemlerin aksine dışarıdan siber saldırıya uğrama ihtimalinin bulunmaması.

Bu yüzden USS Abraham Lincoln gibi devasa nükleer uçak gemilerinde görev yapan denizciler, bu eski ama güvenilir teknik konusunda özel eğitim alıyor.

SEKSTANT VE YILDIZLARLA ROTA BELİRLENİYOR

Göksel navigasyon sisteminin temelinde, sekstant yardımıyla gökyüzündeki gök cisimlerinin Dünya'ya göre mevcut konumunu ölçmek yatıyor. (Sekstant: Gök cisimlerinin (Güneş, Ay, yıldızlar) ufuk çizgisi üzerindeki açısal yüksekliğini ölçerek denizde veya havada konum (enlem) belirlemeye yarayan hassas bir optik seyir cihazı.)

Uzman denizciler bu ölçümleri aldıktan sonra, elde ettikleri verileri bilinen yıldız haritalarındaki konumlarla detaylı bir şekilde karşılaştırıyor.

Denizcilerin güneş veya ay gibi farklı gök cisimleri arasındaki açıları hesaplayarak elde ettiği bu verilere genel olarak gözlem adı veriliyor.

Daha sonra bu gözlemler, farklı zaman dilimlerindeki tahmini açılar hakkında bilgi veren özel göksel veri tablolarıyla eşleştiriliyor.

Navigatörler bu karmaşık verileri topladıktan sonra harita üzerinde özel konum çizgileri çizmeye başlıyor.

Birkaç farklı gök cisminin konumu incelendikten sonra, bu çizgilerin kesiştiği nokta geminin yaklaşık konumunu ortaya çıkarıyor.

Son aşamada ise geminin bir önceki konumu dikkate alınarak belirli bir süre boyunca yapılan ilerlemeler hesaba katılıyor.

Bu sayede navigatör, geminin tam olarak nereye doğru hareket ettiğini ve doğru rotada olup olmadığını kesin bir şekilde anlıyor.

NÜKLEER UÇAK GEMİLERİNİN HAYATTA KALMA STRATEJİSİ

Süper uçak gemilerinde görev yapan personelin yıldızlara güvenmesinin arkasında tamamen stratejik ve hayati nedenler yatıyor.

Sık sık sıcak çatışma bölgelerinde görev yapan bu devasa yapılar, radyo ve elektronik sistemleri kullanmanın tehlikeli olduğu anlarda radarda görünmez kalmak istiyor.

Böylesi kritik anlarda yıldızlara bakarak yön bulmak, gemiyi riskli bölgelerden güvenli sulara çıkarmak için tek çare oluyor.

Sessizce ilerleyen gemi, yeni hedeflerine doğru yol alırken düşman unsurlarına hiçbir radyo frekansı veya elektronik iz bırakmıyor.

USS Abraham Lincoln gibi gemiler, on yıllar boyunca yakıt ikmali yapmadan okyanuslarda kesintisiz görev yapabilecek nükleer reaktörlerle donatılıyor.

Amerika'nın askeri gücünün belkemiğini oluşturan bu gemiler, her türlü senaryoda yollarına devam edebilecek donanıma sahip.

Paylaş
Teknoloji Turu'nu Google'da kaynak olarak ekle