SIM kartların arkasında uzun süredir göz ardı edilen bir güvenlik riski olduğu ortaya çıktı. Birmingham Üniversitesi ve Fuzzware araştırmacıları tarafından geliştirilen CATana aracıyla yapılan testlerde, kötü amaçlı SIM kartların hücresel bağlantıya sahip cihazlara uzaktan komut gönderebildiği tespit edildi.
Araştırmacılara göre sorunun temelinde Proactive SIM adı verilen ve SIM kartların modemlere doğrudan komut göndermesine izin veren eski bir teknoloji bulunuyor. SIM kart tarafından gönderilen AT komutları, cihazın modeminde işlenerek çeşitli işlemlerin gerçekleştirilmesine imkan tanıyabiliyor.
26 farklı cihaz üzerinde gerçekleştirilen testlerde, saldırganların kullanıcı herhangi bir işlem yapmadan bazı cihazlarda kod çalıştırabildiği ve donanıma ait hassas bilgileri ele geçirebildiği görüldü.

TEHDİT ELEKTRİKLİ ARAÇLARA KADAR UZANIYOR
Araştırmanın en dikkat çekici tarafı ise riskin akıllı telefonlarla sınırlı olmaması. Test edilen cihazlar arasında elektrikli araç şarj istasyonları, bağlantılı otomobiller ve endüstriyel ekipmanlarda kullanılan hücresel IoT modülleri de bulunuyor.
Bazı saldırı senaryolarında Android telefonların kötü amaçlı bağlantıları açmaya zorlanabildiği, bağlantının 2G gibi daha savunmasız bir standarda düşürülebildiği ve cihazların uzaktan kapatılabildiği belirtildi.
Araştırmacılar bulguları üreticiler ve GSMA ile paylaşırken, bazı şirketlerin zararlı AT komutlarını engellemek için yazılım güncellemeleri ve yeni güvenlik önlemleri geliştirmeye başladığı açıklandı. Bu gelişme, SIM kartların yalnızca kimlik doğrulama aracı olarak değil, cihazların güvenlik zincirinin önemli bir parçası olarak ele alınması gerektiğini gösteriyor.