Kapı zilleri, akıllı hoparlörler, televizyonlar ve daha fazlası! Ev aletleri bizi gözetliyor mu?

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte evlerimize giren akıllı cihazların, sağladıkları kolaylıkların yanı sıra ciddi bir gizlilik tehdidi oluşturduğu ortaya çıktı.

Yapılan son araştırmalar, ailelerin günlük yaşantısının bir parçası olan standart ev olanaklarının aslında kullanıcıları sürekli olarak gözetlediğini gösteriyor.

Akıllı hoparlörler, güvenlik kameraları, televizyonlar ve hatta çamaşır makineleri gibi masum görünen cihazlar, elde ettikleri özel bilgileri üçüncü taraflara aktarıyor.

Bu cihazların topladığı verilerin Google, Amazon, Facebook ve TikTok gibi küresel teknoloji devleriyle paylaşıldığı tespit edildi.

Firmaların ve iş ortaklarının, bu verileri kullanarak insanların davranışlarını analiz ettiği ve onları ticari birer hedef haline getirdiği düşünülüyor.

Toplanan bilgilerin temel amacının, akıllı telefonlar ve diğer bağlantılı cihazlar üzerinden kişiselleştirilmiş reklamlar yayınlamak olduğu belirtiliyor.

İŞLETİM SİSTEMİNE GÖRE DEĞİŞEN TAKİP POLİTİKALARI

Google Nest markası altında satılan güvenlik kameraları, akıllı hoparlörler, kapı zili kameraları ve ısıtma kontrol sistemleri, kullanıcıların bağlantı tercihlerine göre farklı veri toplama stratejileri izliyor.

Özellikle Android işletim sistemine sahip akıllı telefonlar üzerinden bu cihazlara bağlanan kişiler hakkında devasa boyutlarda konum bilgisi toplanıyor.

Buna karşılık, aynı Nest ürünlerinin kullanıcılar iPhone üzerinden bağlandığında çok daha az bilgi topladığı görülüyor.

Bu ek verilerin neden özellikle Android tarafında bu kadar yoğun toplandığına dair resmi bir açıklama yok.

Ancak uzmanlar, Google'ın ana iş modelinin reklam ve pazarlama üzerine kurulu olmasının, Apple'ın ise donanım satışına odaklanmasının bu farkı yarattığını belirtiyor.

HOPARLÖR VE GÜVENLİK KAMERALARINDAKİ GİZLİ BAĞLANTILAR

Konuyla ilgili çalışma yürüten uzmanlar, cihazların kurulum aşamasında bir hesap oluşturmak için talep ettiği bilgileri detaylı bir şekilde inceledi.

Ayrıca cihazların mobil uygulamalarının hangi izinleri istediği ve pazarlama şirketlerinin kullanıcı aktivitelerini nasıl izlediği de mercek altına alındı.

Örneğin, ses sistemleri üreticisi Bose'un akıllı hoparlörlerinin, elde ettiği kullanıcı verilerini Facebook'un çatı şirketi olan Meta ile paylaştığı belirlendi.

Bu durum, sadece ses deneyimi arayan kullanıcıların sosyal medya devlerinin veri havuzuna dahil olmasına neden oluyor.

Argos gibi büyük perakendeciler tarafından satılan Ezviz markalı akıllı kameralar ve kapı zilleri ise incelenen cihazlar arasında en aktif takip yazılımına sahip ürünler olarak öne çıkıyor. Bu cihazların veri trafiği, kullanıcıların adım adım izlendiğini gösteriyor.

Akıllı kamera ve kapı zili pazarındaki hemen hemen her marka, altyapı olarak Google'ın izleme hizmetlerini kullanıyor.

Sektörün diğer büyük oyuncuları olan Blink ve Ring ise topladıkları verileri doğrudan ana şirketleri olan Amazon'a iletiyor.

OTOMATİK TAKİP TUZAĞI

Uzmanların dikkat çektiği en önemli noktalardan biri, söz konusu ev aletlerindeki casusluk ve izleme işlevlerinin fabrika çıkışı olarak açık gelmesi.

Cihazı kutusundan çıkarıp kurduğunuz anda, varsayılan ayarlar gereği izleme faaliyetleri otomatik olarak etkinleştiriliyor.

Bilinçli tüketicilerin bu izleme seçeneklerini devre dışı bırakma hakkı bulunsa da bu süreç oldukça zorlu bir hale getiriliyor.

Ayarların değiştirilmesi karmaşık adımlar gerektiriyor ve çoğu zaman bu işlem, cihazın veya uygulamanın bazı temel özelliklerinin artık çalışmamasına neden oluyor.

BEYAZ EŞYALAR VE TELEVİZYONLAR DA SİZİ İZLİYOR

Veri toplama çılgınlığı sadece iletişim ve güvenlik cihazlarıyla sınırlı kalmayıp, salonlarımızdaki televizyonlara ve banyolarımızdaki çamaşır makinelerine kadar uzanıyor.

Çoğu akıllı televizyonun menüsü, kullanıcı verilerine göre özelleştirilmiş reklamlarla dolu bir arayüz sunuyor.

Sektör devleri LG, Samsung ve Sony, kurulum veya güncelleme ekranlarında kullanıcıların karşısına tümünü kabul et seçeneğini çıkarıyor.

Kullanıcılar bu seçeneği onayladıklarında, şirketlerin istedikleri her türlü veriyi toplamasına tek seferde izin vermiş oluyor.

Özellikle LG, beyaz eşya kategorisinde en agresif veri toplayan marka olarak dikkat çekiyor. Markanın çamaşır makinelerinin müşterinin adı, doğum tarihi, e-posta adresi, telefon rehberi, tam konumu ve telefon numarası gibi cihazın işleviyle ilgisi olmayan verileri topladığı belirtiliyor.

Yeni yapılan kapsamlı bir anket, tüketicilerin dijital gizlilik konusundaki endişelerinin hangi noktalarda yoğunlaştığını gözler önüne serdi.

İnsanların paylaşılmasından en çok endişe duyduğu verilerin başında kişi listeleri ve arka plan konum bilgileri geliyor.

Bu endişeleri, kişisel fotoğrafların güvenliği, telefon numaralarının paylaşılması ve kesin konum verilerinin takibi izliyor.

Kullanıcılar, cihazlarının temel işlevlerini yerine getirirken mahremiyetlerinin ihlal edilmesinden rahatsızlık duyuyor.

Genel Veri Koruma Düzenlemeleri (GDPR) gibi yasalar, şirketlerin topladıkları veriler ve bu verilerin işlenme süreçleri konusunda şeffaf olmasını zorunlu kılıyor.

Ancak teknoloji firmaları, bu hayati bilgileri genellikle kullanıcıların okumadığı uzun ve karmaşık kullanım koşulları metinlerinin içine gizliyor.

Üreticiler ise yöneltilen eleştirilere karşı, verilerin kullanımı konusunda müşterilere şeffaf davrandıklarını savunuyor.

Paylaş
Teknoloji Turu'nu Google'da kaynak olarak ekle