Bir otomobil sahibiyseniz ve düzenli olarak akaryakıt istasyonlarına uğruyorsanız, pompa adalarının çevresinde veya istasyonun belirli noktalarında yer alan uyarı levhaları mutlaka dikkatinizi çekmiştir.
Bu alanlarda sigara içmenin kesinlikle yasaklanmasının yanı sıra, sıklıkla cep telefonunuzu kapalı tutmanızı veya kullanmamanızı tavsiye eden görsel uyarılar bulunmaktadır.
Hatta bazı uyarı işaretleri, cep telefonu kullanımının benzin istasyonunda büyük bir patlamaya neden olabileceğini ima ederek sürücüleri ciddi şekilde ikaz eder.
Peki, yıllardır duyduğumuz ve uyduğumuz bu kuralın arkasındaki gerçeklik payı nedir ve bir cep telefonu gerçekten bir istasyonu havaya uçurabilir mi?
Benzin istasyonlarında cep telefonu kullanmanın tehlikeli olup olmadığını anlamak için öncelikle her yerde karşımıza çıkan bu uyarının temel dayanağını incelememiz gerekiyor.
Cep telefonu, sizi tüm dünyaya bağlayan ve sürekli iletişim halinde kalmanızı sağlayan gelişmiş bir kablosuz araçtır.

TELEFONUN ÇALIŞMA PRENSİBİ VE AĞ İLETİŞİMİ
Çok sevimli ve zararsız görünen bu küçük cihazların çalışma prensibi, aslında göründüğünden çok daha karmaşık bir teknolojiye dayanıyor.
Cep telefonları, ince ve şık dış kaplamalarının altında, ağ kuleleriyle kablosuz olarak iletişim kurmalarına yardımcı olan sayısız küçük elektronik bileşen barındırıyor.
Cihaz üzerinde hiçbir fiziksel kablo bağlantısı olmamasına rağmen, cep telefonunuzla en yakındaki ağ kulesi arasında sürekli bir bilgi alışverişi gerçekleşiyor.
Telefonunuz ile baz istasyonu arasındaki bu iki yönlü iletişim, gözle görülemeyen elektromanyetik dalgalar aracılığıyla sağlanıyor.
Bu görünmez dalgalar, ağ kulesine ışık hızında ulaşıyor ve saniyeler içinde telefonunuza geri dönerek ses veya veri transferini mümkün kılıyor.
Bu dalgaların enerji değerleri teknik olarak 1,24 megaelektron-Volt ila 12,4 peta-elektronvolt aralığında değişiyor.
ELEKTROMANYETİK RADYASYON VE KIVILCIM RİSKİ
Cep telefonları hariç tutulduğunda, genel olarak elektromanyetik radyasyonun bu tür ortamlarda bir endişe kaynağı olduğu varsayılır.
Bu dalgaların çok fazla enerji taşıdıkları için teorik olarak kıvılcımlara neden olabileceği ve sonuç olarak benzini tutuşturabileceği düşünülüyor.
Böyle bir durumun gerçekleşmesi, benzin istasyonu gibi yanıcı maddelerin yoğun olduğu bir alanda büyük bir felakete ve hasara yol açabilir. Ancak bilimsel açıdan bakıldığında, sahadaki gerçekler teorideki korkularla tam olarak örtüşmüyor.
Yapılan detaylı incelemelerde, benzin istasyonlarındaki patlamalarla cep telefonu kullanımı arasında belgelenmiş ve kanıtlanmış somut bir bağlantı bulunmuyor.
Hatta 1994 ile 2005 yılları arasında dünyanın dört bir yanındaki akaryakıt istasyonlarında yapılan kapsamlı bir araştırmada çarpıcı sonuçlar elde edildi.

Söz konusu araştırmaya göre, incelenen akaryakıt istasyonu yangınlarının hiçbirinin cep telefonu kullanımıyla ilgili olmadığı net bir şekilde ortaya çıktı.
Cep telefonları, benzin buharını tutuşturacak bir kıvılcım çıkaracak kadar güçlü olmayan düşük voltajlı pillerle çalışıyor.
İstasyonlarda cep telefonu kaynaklı olası bir yangının tek muhtemel nedeni, telefondaki üretim hatası olan veya hasar görmüş arızalı bir pil olabilir.
Ancak bu durumun gerçekleşmesi de oldukça düşük bir ihtimaldir çünkü pili arızalı olan bir telefonu aktif olarak kullanma şansınız zaten çok düşüktür.
Ayrıca eğer arızalı pillerden kaynaklı bir riskten bahsediyorsak, bu risk sadece telefonunuz için değil aracınızın aküsü için de geçerlidir.
Aracınızın aküsündeki bir arıza da benzer şekilde yangına neden olabilir ancak bu durum telefon kullanımından bağımsızdır.
ASIL SUÇLU: STATİK ELEKTRİK
Sonuç olarak benzin istasyonlarında yangın çıkması mümkündür ancak bunun temel nedeni genellikle cep telefonları değil, statik elektriktir.
İstatistikler incelendiğinde, bu tür yangınların cep telefonlarından kaynaklandığını söylemek için elde hiçbir kanıt bulunmuyor.

ABD Federal İletişim Komisyonu tarafından sağlanan verilere göre, 2004 ile 2008 yılları arasında benzin istasyonlarında meydana gelen araç yangınlarının yüzde 3'üne sınıflandırılmamış statik deşarj neden oldu. Benzer şekilde Petrol Ekipmanları Enstitüsü verileri de statik elektriğin tehlikesini doğruluyor.
Kurumun verilerine göre 1992 ve 2006 yılları arasında statik elektrik kaynaklı tam 170 benzin istasyonu yangını meydana geldi. Bu yangınların nedenleri arasında sürtünme kaynaklı elektriklenmeler ve kıvılcımlar ön plana çıkıyor.
Ancak cep telefonlarının bu tür yangınlara neden olma ihtimaline gelince, tablo tamamen değişiyor. Her yıl dünya çapında milyarlarca kez yakıt ikmali yapılmasına rağmen, cep telefonu kaynaklı kaydedilen herhangi bir patlama olayı bulunmuyor.