NASA, deniz seviyesindeki değişimleri daha yakından izleyebilmek için 33 yıllık uydu verisini kamuya açarak önemli bir adım attı.
Yeni sistem sayesinde okyanus yüzeyindeki yükselme ve düşüşler artık haftalık güncellenen haritalarla takip edilebiliyor. Bu gelişme, özellikle kıyı bölgelerinde yaşayan milyonlarca insan için sel ve taşkın risklerini önceden görebilme açısından kritik önem taşıyor.
NASA’nın Jet Propulsion Laboratory ekibi, farklı uydu görevlerinden gelen verileri tek bir uyumlu sistemde birleştirdi.
Uyduların deniz yüzeyine gönderdiği radar sinyallerinin geri dönüş süresi ölçülerek santimetre hassasiyetinde yükseklik haritaları oluşturuldu.
Gelgitler ve kara hareketleri gibi karmaşık değişkenlerin etkisini azaltmak için veriler özel algoritmalarla filtrelenip sabit bir ızgara sistemine aktarıldı.

VERİLER DOĞRUDAN KULLANILABİLİR FORMATA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ
Böylece daha önce yalnızca uzmanların erişebildiği bilimsel veriler, karar vericilerin ve araştırmacıların doğrudan kullanabileceği bir forma dönüştürüldü.
Veriler, deniz seviyesindeki yükselişin arkasındaki temel dinamikleri de net biçimde ortaya koyuyor. 2024 yılında küresel deniz seviyesi yaklaşık yılda 0,58 santimetre arttı ve bu artışın büyük kısmı buzulların erimesinden değil, ısınan suyun genleşmesinden kaynaklandı.
1990’ların başında yılda yaklaşık 0,2 santimetre olan yükselme hızının günümüzde iki katından fazla artmış olması, iklim değişikliğinin ivmesini gözler önüne seriyor.
Haftalık haritalar, El Niño gibi büyük iklim olayları sırasında okyanus ısısının nasıl dağıldığını anlık olarak izlemeye olanak tanıyor.
SINIRLAMALAR BULUNUYOR
Bununla birlikte sistemin bazı sınırlamaları bulunuyor. Uydu verileri her kıyıyı sokak ölçeğinde takip edemiyor ve kutup bölgelerinde zaman zaman veri boşlukları oluşabiliyor.
Ayrıca paylaşılan haritalar mutlak deniz seviyesini değil, uzun dönem ortalamalara göre anomali değişimlerini gösteriyor. Bu nedenle uzmanlar, yerel ölçüm istasyonlarıyla birlikte kullanıldığında bu verilerin çok daha güçlü bir erken uyarı aracı haline geleceğini vurguluyor.