ABD'deki Mass General Brigham Üniversitesi'nden araştırmacılar, kronik kulak çınlamasının (tinnitus) insan vücudu üzerindeki etkilerine dair çarpıcı sonuçlara ulaştı.
Yapılan çalışma, bu rahatsızlığın vücudu sese karşı sürekli bir savunma modunda tutarak stres düzeylerini yükselttiğini gösteriyor.
Bilim insanları, kulak çınlaması yaşayan ve yaşamayan bireylerin yüz ifadelerini ve göz bebeği hareketlerini detaylı bir şekilde inceledi.
Nörobilimci Daniel Polley liderliğindeki ekip, katılımcıların yüz hareketlerini analiz ederek hastalığın şiddetini objektif olarak tahmin etmeyi başardı.
KRONİK TETİKTE OLMA HALİ
Elde edilen sonuçlar, kronik kulak çınlaması yaşayan kişilerin normal ve günlük seslere bile bir tehdit unsuruymuş gibi tepki verdiklerini kanıtlıyor.
Araştırmacılar, bu hastaların daha yüksek bir uyanıklık seviyesinde olduklarını ve vücutlarının sürekli alarm durumunda kaldığını belirtiyor.
Polley, ilk kez kulak çınlamasının şiddetine dair doğrudan bir fiziksel belirti gözlemlediklerini ifade ediyor. Seslerin yüz hareketlerine yol açtığının keşfedilmesi, hastalığın bugüne kadarki en bilgilendirici ölçüsünü sağlıyor.

Kulak çınlaması, tıpkı migren gibi tamamen öznel bir deneyim olduğu için şimdiye kadar objektif klinik biyobelirteçlerle tespit edilemiyordu.
Bu durum, hastalığın kesin teşhisini zorlaştırırken zaman içindeki takibini ve tedavi sürecini de oldukça güçleştiriyordu.
Dünya çapında 120 milyondan fazla insanı etkileyen bu durumun bilinen kesin bir tedavisi bulunmuyor. Hastalar genellikle ses terapisi veya bilişsel davranışçı terapi gibi yöntemlerle semptomları yönetmeye çalışıyor.
YÜZ İFADELERİ VE GÖZ BEBEĞİ TEPKİLERİ
Araştırmada yapay zeka destekli yazılımlar kullanılarak insan gözünün kaçırabileceği mikro yüz ifadeleri ve göz bebeği değişimleri tespit edildi.
Tinnitus hastalarının göz bebeklerinin sesin türünden bağımsız olarak genişlediği, ancak yüz ifadelerinin kontrol grubuna göre daha az değişkenlik gösterdiği belirlendi.
Kontrol grubundaki katılımcılar hoş seslere gülümseyip rahatsız edici seslere kaş çatarken, tinnitus hastalarının yüzlerinde belirgin bir donukluk gözlemlendi. Bu fiziksel tepkiler, bilim insanlarının hastalığın kişiyi ne kadar ciddi şekilde etkilediğini ölçmesini sağladı.

TEDAVİ İÇİN YENİ BİR UMUT
Keşfedilen bu yeni biyobelirteçler, hastalığın sadece işitsel yollarla değil, vücudun genel tehdit değerlendirme sistemleriyle de ilgili olduğunu gösteriyor. Bu bulgular, depresyon ve anksiyeteyle de güçlü bağlantıları olan kulak çınlamasının nedenlerini anlamak ve daha etkili tedaviler geliştirmek için kritik bir adım olarak görülüyor.