Peru'nun güneyindeki Pisco Vadisi'nin kenarı boyunca yaklaşık 1,5 kilometre boyunca uzanan Monte Sierpe, yani "Yılan Dağı", yaklaşık yüz yıldır açıklanamayan garip bir arkeolojik yapıya ev sahipliği yapıyor.
Dağın yamacına oyulmuş binlerce delikten oluşan bu gizemli şerit, uzaktan bakıldığında kasıtlı, tekrarlayan ve neredeyse matematiksel bir özellik sergiliyor.
Bilim insanları uzun yıllardır bu yapının gerçek amacını çözmekte güçlük çekerken, yapının savunma amaçlı mı yoksa tarımsal mı olduğu konusunda fikir birliğine varılamıyordu.
Ancak Sidney Üniversitesi'nden araştırmacıların yürüttüğü son çalışma, "Delikler Bandı" olarak adlandırılan bu alanın sırrını daha önce düşünülenden çok daha karmaşık bir insan faaliyetiyle ilişkilendiriyor.
GİZEMLİ DELİKLERİN SIRRI AYDINLANIYOR
Arkeologlar, bu delikli toprak parçasının bölgeye özgü sofistike bir ticaret ve muhasebe sisteminin kalıntıları olduğuna dair güçlü ipuçları elde ettiler.
Bu sistemin bölgede yaklaşık 1000 ile 1450 yılları arasını kapsayan Geç Ara Dönem'de ve muhtemelen 14. yüzyılda yoğun olarak kullanıldığı düşünülüyor.

Sidney Üniversitesi'nde dijital arkeolog ve çalışmanın baş yazarı olan Dr. Jacob Bongers, eski çağ insanlarının Güney Peru'nun eteklerinde neden 5 binden fazla çukur açtığı sorusuna yanıt aradıklarını belirtiyor.
Bongers, bu alanın bahçe mi, su toplama havzası mı yoksa tarımsal bir işlev mi taşıdığına dair belirsizliklerin, elde edilen umut verici yeni verilerle aydınlanmaya başladığını ifade ediyor.
DRONE TEKNOLOJİSİ İLE MATEMATİKSEL DÜZEN KEŞFEDİLDİ
Araştırmacılar, Monte Sierpe bölgesini eşi benzeri görülmemiş bir ayrıntıyla haritalamak için gelişmiş dron teknolojilerini kullandı.
Bu hava görüntülemeleri sonucunda yerleşimde sadece estetik değil, aynı zamanda gizli bir işlevselliğe işaret eden sayısal kalıplar tespit edildi.
Ekip, Monte Sierpe'deki yapının, aynı vadiden çıkarılan ve İnka medeniyetine ait olan "khipu" adı verilen düğümlü ip muhasebe cihazının yapısına büyük benzerlik gösterdiğini keşfetti.
Bu keşif, And Dağları içindeki ve dışındaki yerli muhasebe uygulamalarının kökenleri ve çeşitliliği hakkındaki mevcut anlayışı genişletti.

DEVASA BİR FİZİKSEL YAPI VE DÜZEN
Monte Sierpe, dar bir sırt boyunca düzenli bloklar halinde sıralanmış, genişliği 1 ila 2 metre, derinliği ise yarım ila 1 metre arasında değişen yaklaşık 5 bin 200 sığ çukurdan oluşuyor.
Her bir çukur kabaca küçük bir depolama boşluğu büyüklüğündeyken, uzaktan bakıldığında sürekli bir şerit gibi algılanıyor.
Ancak yapıya daha yakından bakıldığında, çukurların dağ boyunca yaya trafiğine izin verecek boşluklarla ayrılmış bölümlere ayrıldığı görülüyor.
Ayrıca delik sıraları sürekli olarak aynı deseni tekrarlarken, bazı bölümler uzun süre aynı sıraları koruyor, diğerleri ise tekrarlayan sayısal değişimler gösteriyor.
TOPRAK ANALİZLERİ TİCARETİ DOĞRULUYOR
Kazı çukurlarından alınan örneklerin toprak analizinde, And Dağları'nın temel gıda maddelerinden biri olan mısırın ve sepet yapımında kullanılan kamışların eski polenlerine rastlandı.
Daha da önemlisi, Monte Sierpe'nin bulunduğu kurak arazide doğal olarak yetişmeyen kabak, amarant, pamuk ve acı biber gibi mahsullerin izleri de bulundu.
Bu bitkilerin çoğu havada az miktarda polen yaydığı için, bunların rüzgarla doğal yollardan çukurlara yerleşmiş olması bilimsel olarak düşük bir ihtimal olarak görülüyor.
Araştırmacılar, insanların bu ürünleri bölgeye taşıdığına ve muhtemelen periyodik olarak değiştirilen sepetler veya bitki lifleri kullanarak çukurlara bıraktığına inanıyor.

ANTİK DÖNEMİN PAZAR YERİ VE MUHASEBE MERKEZİ
Dr. Bongers, bu alanın İnka öncesi dönemde bir tür pazar yeri veya bit pazarı işlevi görmüş olabileceğini öne sürüyor. İspanyol öncesi dönemde bölge nüfusunun yaklaşık 100 bin kişi olduğu biliniyor, bu da ticaret hacminin büyüklüğüne işaret ediyor.
Bilim insanlarına göre, seyyar tüccarlar, denizciler, lama kervanları, çiftçiler ve balıkçılar, mısır ve pamuk gibi yerel malları takas etmek için bu alanda bir araya gelmiş olabilir.
Bu çukurlar, insanları bir araya getiren ve daha sonra İnka İmparatorluğu altında büyük ölçekli bir devlet muhasebe sistemine dönüşen bir tür sosyal teknoloji olarak tahmin ediliyor.
Radyokarbon tarihleme yöntemleri, bölgenin en aktif kullanım döneminin 14. yüzyıla, yani Chincha Krallığı'nın bölgeye hakim olduğu zamanlara dayandığını gösteriyor.
Tarihi kayıtlar, Chincha halkını İnka İmparatorluğu'nun gelişinden çok önce kıyı boyunca ve iç kesimlerde geniş ticaret ağları işleten yetenekli tüccarlar olarak tanımlıyor.
Monte Sierpe, farklı ekolojik bölgeler ve önemli İspanyol öncesi yollar arasında stratejik bir kavşakta yer aldığından, bu coğrafi konum, takas ve ticaret için ideal bir buluşma noktası.
Araştırmacılar, bu çukurların modern anlamda tahıl saklanan depolama siloları olmadığını savunuyorlar.
Bunun yerine çukurların eşdeğerlik göstergeleri olduğu, yani para biriminin kullanılmadığı bir toplumda miktarları görünür ve pazarlık edilebilir hale getirmenin bir yolu olduğu düşünülüyor.
Doldurulmuş çukur sıralarını görmek, antik dönem insanlarının eldeki arzı tek bir bakışta değerlendirmelerine olanak sağlamış olabilir.

BİR ASIRLIK GİZEMİN EN GÜÇLÜ KANITI
Delikler Kuşağı, ilk olarak 1933 yılında National Geographic dergisinde yayınlanan hava fotoğraflarının merak uyandırmasıyla modern araştırmacıların dikkatini çekmişti.
Yapılan son çalışma kesin bir doğrulama sunamasa da Monte Sierpe'nin kökenine ve işlevine dair şimdiye kadarki en güçlü kanıtları ortaya koyuyor.
Dr. Bongers, alanın savunma, su toplama veya sis yakalama gibi amaçlarla kullanıldığına dair önceki hipotezlerin yerini daha somut verilerin aldığını belirtiyor.