Sosyal medyada son günlerde paylaşılan görüntüler ve kullanıcı deneyimleri, uçakla seyahat eden iPhone sahiplerini tedirgin ediyor.
Birçok kullanıcı, uçuş sırasında iPhone’un arka panelinin çerçevenen ayrıldığını ve gözle görülebilir şekilde pilin şiştiğini bildiriyor. Ancak sızıntı yapan cihazlarda aşırı ısınma, kalıcı kapanma ya da alev alma gibi kritik sorunlar rapor edilmemiş olsa da bu durum önemsenmesi gereken bir güvenlik riski olarak değerlendiriliyor.
Bu şikayetler özellikle iPhone 16 Pro Max ve iPhone 15 gibi yeni modellerde ortaya çıktı. Bazı kullanıcılar, Apple’ın pili değiştirmesinin ardından bu sorunun tekrarlanmadığını belirtti.

TEHLİKELİ SONUÇLARA YOL AÇABİLİR!
Uzmanlar ve çevrim içi tartışmalarda öne çıkan teoriye göre, lityum iyon piller zaman içinde gaz üretme eğilimindedir ve bu gaz normal atmosfer basıncında sıkışmış halde kalır.
Uçak kabininde ise basınç deniz seviyesine kıyasla daha düşük olduğu için bu gaz genişleyerek pilin geçici olarak şişmesine neden olabilir. Bu basınç değişiminin iniş sonrası normale dönmesiyle pil tekrar eski haline kavuşiyor gibi görünüyor.
Geçici olarak kaybolsa bile pilin bu genleşme davranışı tehlikeli sonuçlara yol açabilir. Pilin şişmesi, iç yapıya zarar vererek telefonun su ve toza karşı dayanıklılığını azaltabilir. Dahası, hasar görmüş piller şarj sırasında “ısıl sürüklenme” gibi tehlikeli reaksiyon riskini artırabilir; bu, pilin kontrolsüz ısınarak yangın veya patlamaya yol açabileceği anlamına geliyor.

NADİR OLARAK YAŞANIYOR!
Kullanıcılar sosyalleşen raporlarında, bu durumla karşılaşmaları halinde uçak mürettebatını bilgilendirmeyi ve uçuş sonunda cihazı kapalı tutarak yetkili servise göstermeyi öneriyor. Görüntü veya fotoğraf kanıtları bazı kullanıcıların Apple servislerinde garanti kapsamında pil değişimi alabilmesine yardımcı olmuş durumda.
Bu olay nadir görülse de, iPhone kullanıcıları için potansiyel bir güvenlik tehdidi olarak değerlendiriliyor ve benzer durumlarla karşılaşanların dikkatli olması gerektiği vurgulanıyor.