Bir zamanlar akıllı telefon pazarının tartışmasız hakimi olan BlackBerry, gelişen teknolojiyle birlikte eski günlerinden çok uzakta bir portre çiziyor.
Şirket, iPhone ve Android cihazların piyasayı ele geçirmesinin ardından adeta zorlu bir varoluş mücadelesi verdi.
Artık akıllı telefon pazarında yarışmayı bırakan teknoloji devi, tüketici ürünlerinden tamamen çekilme kararı aldı.
Siber güvenlik alanına yönelen firma, çeşitli endüstriyel sektörler için gerçek zamanlı işletim sistemi olan QNX'i sağlamaya hız kesmeden devam ediyor.
Fakat şirketin bugünkü konumuna ulaşması hiç de kolay olmadı ve teknoloji devi oldukça sancılı bir süreçten geçti.
Başlangıçta bir çağrı cihazı şirketi olarak kurulan BlackBerry, Pearl 8100 modeliyle cep telefonu pazarında devasa bir başarı yakalamıştı.
EFSANE MODELLERDEN DÜŞÜŞE GEÇİŞ SÜRECİ
Pearl serisinin ardından piyasaya sürülen Bold ve Curve gibi diğer popüler modeller de kullanıcılar tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı.
Özellikle BlackBerry Messenger üzerinden sunulan ücretsiz mesajlaşma hizmetleri, markanın o dönemki yükselişini adeta taçlandırdı.
WhatsApp gibi uygulamaların temelini atan bu yenilikçi adımlar, şirketi pazarın en güçlü oyuncularından biri haline getirdi.
Ancak 2008 yılında iPhone'a rakip olarak çıkarılan ve ilk dokunmatik ekranlı cihaz olan BlackBerry Storm, markanın ürettiği en tuhaf telefonlardan biri olarak tarihe geçti.

Beklentileri karşılayamayan bu model, eleştirmenlerden geçer not alamadı ve şirketin piyasadaki ilk büyük tökezlemesi oldu.
2010 yılına gelindiğinde Amerika Birleşik Devletleri'nde 21 milyon kullanıcıya ulaşarak zirveyi gören şirket, sadece iki yıl sonra bu sayının 9 milyona düşmesine engel olamadı.
Amerika pazarındaki bu keskin düşüşe rağmen, şirket dünya çapında toplam 79 milyon kullanıcıyı elinde tutmayı başardı.
Özellikle Endonezya halkı markaya büyük bir sadakat göstererek BlackBerry cihazlarını kullanmayı ısrarla sürdürdü.
2014 yılında sadece Endonezya pazarı için özel olarak üretilen Z3 modeli piyasaya sürüldü. Bu özel telefon, aynı yılın temmuz ayında Hindistan pazarına girene kadar sadece Endonezyalı kullanıcıların erişimine açık kaldı.
Firma bu stratejik hamlelerle güçlü bir üçüncü alternatif olarak pazarda varlığını korumaya çalıştı. Ne var ki, giderek hızlanan ve geri döndürülemez bir hal alan bu çöküş gidişatını durdurmak mümkün olmadı.

UMUTLAR TÜKENİYOR
Şirket umutlarını yeni nesil BlackBerry 10 işletim sistemine ve Playbook gibi cihaz serilerine bağlasa da bu ürünler beklenen başarıyı yakalayamadı.
Aynı dönemde Android ve iOS işletim sistemleri, uygulama geliştiricileri tarafından çok daha iyi özelliklerle ve geniş bir altyapıyla destekleniyordu.
2011 yılının nisan ayında Apple, kullanıcı sayısı bakımından tarihinde ilk kez BlackBerry'yi geride bırakarak liderlik koltuğuna oturdu.
Bu tarihi dönüm noktasının ardından düşüş ivmesi hiç durmadı ve bir zamanların efsanevi markası akıllı telefon piyasasından silinmeye yüz tuttu.
Comscore tarafından 2016 yılında yayınlanan çarpıcı bir rapor, Amerika'daki mobil kullanıcıların sadece yüzde 0,8'inin BlackBerry kullandığını ortaya koydu. Aynı dönemde en büyük rakiplerinden biri olan iOS'un pazar payı ise yüzde kırk üç virgül dokuz seviyelerine ulaşmıştı.
Bu karanlık tablonun ardından, 2013 yılının sonlarına doğru John Chen, şirketin yeni üst yöneticisi olarak göreve getirildi.
Chen'in yönetimi devralmasıyla birlikte firma, kendi işletim sistemini bir kenara bırakarak telefon işinden yavaş yavaş geri çekilmeye başladı.
Kısa süreliğine Android işletim sistemine şans veren marka, KEY2 modelinden sonra donanım üretimini tamamen durdurdu.
Bu radikal kararın hemen ardından şirket tüm mesaisini Nesnelerin İnterneti ve üst düzey siber güvenlik alanlarına yönlendirdi.

GÜNÜMÜZDE OTOMOTİV SEKTÖRÜNDE HİZMET VERİYOR
John Chen'in vizyoner liderliğinde şirket, başlangıçtaki telefon üreticisi kimliğinden çok daha kapsamlı ve köklü bir yapıya büründü.
2010 yılında QNX Software Systems firmasını satın alan marka, gömülü teknoloji çözümleri konusunda bu altyapıya büyük bir güven duydu.
Günümüzde BlackBerry'nin gizliden gizliye hakimiyet kurduğu en önemli alanların başında hızla büyüyen otomotiv sektörü geliyor.
Geliştirilen yenilikçi QNX yazılımı, bugün piyasada yer alan yirmi beş elektrikli araç üreticisinin yirmi dördü tarafından aktif olarak kullanılıyor.
Bu gelişmiş sistem, dünya çapında 300 milyon civarında araca ve 270'ten fazla farklı marka ile modele kusursuzca entegre edildi.
Sistemin bu denli başarılı olmasının temelinde, yeni nesil geliştirme fırsatlarına imkan tanıyan sağlam bir yazılım tabanı sunması yatıyor.
Şirket sadece kendi sistemini dayatmakla kalmıyor, aynı zamanda Apple CarPlay ve Android Auto gibi popüler platformları da sorunsuz bir şekilde destekliyor.
QNX yazılımı, basit bir altyapı olmaktan çıkıp bazı küresel otomobil üreticileri için en kilit bileşenlerden biri haline geldi.
Örneğin Alman otomotiv devi BMW, ocak ayında yaptığı resmi bir açıklamayla yeni araçlarında QNX sistemini kullanacağını tüm dünyaya duyurdu.
Ayrıca teknoloji devi, vizyonunu sadece otomobillerle sınırlı tutmayarak yenilikçi robotik alanına doğru da kaydırmaya başladı.
Firmanın resmi web sitesinde fabrika zeminlerinde çalışan insansı robotların yanı sıra cerrahi ve boyama robotlarının da yoğun bir şekilde reklamı yapılıyor.
Bu hamleler, markanın gelecekte çok daha farklı endüstriyel alanlarda karşımıza çıkacağını açıkça kanıtlıyor.

SİBER GÜVENLİK VE GÜVENLİ İLETİŞİM ÇÖZÜMLERİ
Geçmişte BlackBerry Messenger uygulamasının, markanın zirveye ulaşmasındaki en büyük itici güçlerden biri olduğundan bahsetmiştik.
Şirket, kazandığı bu eşsiz iletişim deneyimini boşa harcamadı ve güvenli platformlar geliştirmeye hiçbir zaman ara vermedi.
Günümüzde ise dünyanın dört bir yanındaki hükümetler tarafından tercih edilen ve tamamen güvenlik odaklı olan Secure Communications çözümünü sunuyor.
Geliştirilen bu üst düzey şifreli iletişim ağı, son derece kritik görevlerde bulunan resmi kurumlar tarafından güvenle kullanılıyor.
Marka; İngiliz polis güçleri, Kanada parlamentosu, Kızılhaç ve hatta büyük hastaneler gibi son derece saygın kurumları müşteri portföyünde barındırıyor.
Şirket, Secure Communications yazılımıyla imza attığı bu başarı öykülerini her fırsatta gururla tanıtmayı ihmal etmiyor.
Teknoloji dünyasının diğer devlerinden Apple kendi otomobil projelerinden vazgeçerken, Google bu alandaki devasa fırsatı görerek yatırımlarını hızlandırdı.
Yapılan pazar tahminleri, 2028 yılına kadar yüz milyondan fazla otomobilin Google'ın özel otomotiv işletim sistemiyle donatılacağını öngörüyor.
Tüm bu küresel rekabetin ortasında eski telefon devi, akıllı cihaz pazarında görünmez bir hale gelmiş olsa da arka planda çok büyük işler başarıyor.
BlackBerry markalı akıllı telefonlar artık cebimizde yer almasa da dünyanın dört bir yanındaki elektrikli araç sürücüleri her gün bu köklü şirketin görünmez ürünlerini kullanıyor.